"on the borderline" in Turkish
Definition
Bir sınırın veya iki durumun tam eşiğinde olmayı ifade eder; örneğin, başarı ile başarısızlık arasında.
Usage Notes (Turkish)
'on the borderline of~', 'on the borderline between~' gibi kullanılır, karar verilmemiş veya kararsız durumları gösterir.
Examples
His health is on the borderline between normal and poor.
Sağlığı, normal ile kötü arasında tam **sınırda**.
She is on the borderline of passing the exam.
O sınavı geçmenin **sınırında**.
This idea is on the borderline between brilliant and strange.
Bu fikir, harika ile garip arasındaki **sınırda**.
His actions are always on the borderline of what’s acceptable.
Davranışları her zaman kabul edilebilir olanın **sınırında**.
Sometimes, her mood is so unpredictable it feels on the borderline between happy and sad.
Bazen, onun ruh hâli o kadar dalgalı ki, mutlu ve üzgün arasındaki **sınırda** hissediliyor.
You’re on the borderline of being late—hurry up!
Neredeyse geç kalıyorsun, **sınırdasın**—acele et!