"oldies" in Turkish
Definition
Geçmiş on yıllardan gelen, nostalji ya da kalıcı etkisiyle sevilen popüler veya klasik şarkılar. Genellikle 1950-1980 dönemindeki müziklere denir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğu zaman çoğul olarak ve müzik ya da eğlence için kullanılır; eşya için kullanılmaz. 'oldies but goodies' ifadesi, eski olmasına rağmen hâlâ güzel olan şeyler için tercih edilir. Genellikle 1950-1980 yıllarının şarkılarını kapsar.
Examples
My dad loves listening to oldies when he drives.
Babam araba sürerken **eski şarkılar** dinlemeyi çok sever.
The radio is playing some oldies this afternoon.
Radyoda bu öğleden sonra bazı **nostaljik şarkılar** çalıyor.
I prefer oldies to modern pop songs.
Ben modern pop şarkılarındansa **eski şarkılar**ı tercih ederim.
She threw a party and everyone was dancing to oldies all night.
O bir parti verdi ve herkes bütün gece **nostaljik şarkılar** eşliğinde dans etti.
When I hear those oldies, it takes me back to my childhood.
Bu **eski şarkılar**ı duyunca çocukluğuma dönüyorum.
Nothing beats a weekend drive with some good oldies on the speakers.
Hafta sonu arabada iyi bir **nostaljik şarkılar** ile yolculuk gibisi yok.