"officiate" in Turkish
Definition
Bir töreni, dini hizmeti veya sportif etkinliği resmi olarak yönetmek ya da hakemlik yapmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, törenler, dini hizmetler ve spor karşılaşmaları için kullanılır; sıradan etkinliklerde kullanılmaz. 'officiate at/over' yapılarıyla karşılaşılabilir.
Examples
The priest will officiate the wedding ceremony.
Rahip düğün törenini **resmi olarak yönetecek**.
He was chosen to officiate at the soccer game.
Onun, futbol maçını **yönetmesi** için seçildi.
Only a judge can officiate a legal marriage.
Yalnızca bir yargıç yasal bir evliliği **resmi olarak yönetebilir**.
My aunt was honored to officiate her friend's wedding.
Teyzem, arkadaşının düğününü **resmi olarak yönetmekten** onur duydu.
Who will officiate if the usual referee doesn't show up?
Alışılmış hakem gelmezse kim **yönetecek**?
It's an honor to officiate such an important event.
Bu kadar önemli bir etkinliği **resmi olarak yönetmek** bir onurdur.