"occupied" in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin meşgul, kullanılıyor veya başkası tarafından alınmış olduğunu belirtir. Ayrıca bir yerin başka bir güç tarafından kontrol edildiğini de anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yer, nesne veya topraklar için kullanılır ('The bathroom is occupied', 'an occupied city'). Programlar için 'busy'den daha resmidir. 'Occupied with', bir işle meşgul olmak demektir. 'Preoccupied' (dalgın) ile karıştırmayın.
Examples
The seat is occupied.
Bu koltuk **dolu**.
The bathroom is occupied right now.
Banyo şu anda **dolu**.
All the rooms are occupied tonight.
Bu gece tüm odalar **dolu**.
"Sorry, this table is occupied. Would you like another one?"
"Üzgünüm, bu masa **dolu**. Başka bir masa ister misiniz?"
She’s been occupied with work all week.
O bütün hafta boyunca **işle meşguldü**.
The city has been occupied by foreign forces for years.
Şehir yıllardır yabancı güçler tarafından **işgal edilmiş** durumda.