아무 단어나 입력하세요!

"occluded" in Turkish

tıkanmışkapalı

Definition

Bir geçit, damar ya da görüşün tamamen kapalı veya tıkalı olması durumu.

Usage Notes (Turkish)

Kelime genellikle tıbbi, bilimsel veya meteoroloji alanlarında kullanılır; günlük dilde 'tıkanmış' veya 'kapalı' yaygındır. 'Occluded artery' (tıkanmış damar), 'occluded front' (meteorolojide kapalı cephe) gibi.

Examples

The doctor's report said the artery was occluded.

Doktorun raporunda damarının **tıkanmış** olduğu yazıyordu.

The pipe is occluded, so the water can't flow.

Boru **tıkanmış**, su akmıyor.

Their view of the mountain was occluded by heavy fog.

Dağ manzaraları yoğun sisle **kapanmıştı**.

During the storm, the road became occluded with fallen trees.

Fırtınada yol devrilen ağaçlarla **kapanmıştı**.

The dentist said my wisdom tooth is occluded and causing pain.

Diş hekimi, yirmi yaş dişimin **tıkanmış** ve ağrıya neden olduğunu söyledi.

When a weather front is occluded, it means two air masses have merged.

Bir hava cephesi **tıkanmış** olursa, iki hava kütlesinin birleştiği anlamına gelir.