아무 단어나 입력하세요!

"obligate to" in Turkish

zorunlu kılmakyükümlü olmak

Definition

Bir kural, yasa veya sözleşme sebebiyle birine bir şeyi yapmak zorunda bırakmak veya o kişi için bir yükümlülük yaratmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha resmi ve genellikle yasal veya sözleşmesel durumlarda kullanılır. Pasif yapı ('be obligated to') sık görülür. İngilizcedeki 'oblige' ile karıştırmayın.

Examples

Employees may be obligated to follow company rules.

Çalışanlar şirket kurallarına uymakla **yükümlü olabilir**.

I'm obligated to tell the truth, even if it's difficult.

Zor olsa bile, gerçeği söylemekle **yükümlüyüm**.

Are we obligated to respond to every email?

Her mesaja cevap vermekle **yükümlü müyüz**?

The contract obligates us to finish the project on time.

Sözleşme, projeyi zamanında bitirmemizi **zorunlu kılıyor**.

Parents are often obligated to provide for their children.

Ebeveynler genellikle çocuklarına bakmakla **yükümlüdür**.

They felt obligated to help their neighbors after the storm.

Fırtınadan sonra komşularına yardım etmeyi **kendilerine zorunlu hissettiler**.