"numbing" in Turkish
Definition
Fiziksel hissi veya duygusal tepkiyi kaybettiren, acıyı veya duyguları hissettirmeyen bir etki.
Usage Notes (Turkish)
Soğuk, uyuşturucu ilaçlar veya yoğun duygular için kullanılır. Hem fiziksel ('numbing pain') hem duygusal ('numbing sadness') durumlarda yaygındır. Hafif durumlar için kullanılmaz.
Examples
The icy wind had a numbing effect on my hands.
Soğuk rüzgar ellerimde **uyuşturan** bir etki bıraktı.
This medicine has a numbing property to reduce pain.
Bu ilacın ağrıyı azaltan **uyuşturan** özelliği var.
There was a numbing silence after the bad news.
Kötü haberden sonra **uyuşturan** bir sessizlik vardı.
The dentist used a numbing gel before the injection.
Dişçi, enjeksiyon öncesinde **uyuşturan** jel kullandı.
He described a numbing sadness that made it hard to get out of bed.
Yataktan kalkmayı zorlaştıran **uyuşturan** bir üzüntüyü tarif etti.
After hours of numbing paperwork, I needed a break.
Saatlerce süren **uyuşturan** evrak işinden sonra bir molaya ihtiyacım vardı.