"neutralized" in Turkish
Definition
Bir şeyin zararlı veya etkili olmasını engelleyerek etkisiz veya zararsız hale getirmek. Kimya, askeriye veya güvenlikte kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya teknik bağlamlarda sık kullanılır: 'tehdidi etkisiz hale getirdi', 'asidi nötralize etti' gibi. Siyasi olarak tarafsızlık manasında kullanılmaz.
Examples
The scientist neutralized the acid with a base.
Bilim insanı, bazı bir baz ile **nötralize etti**.
The soldiers neutralized the enemy position.
Askerler düşman mevzisini **etkisiz hale getirdi**.
They neutralized the virus in the water.
Suda bulunan virüsü **nötralize ettiler**.
Her calm response neutralized the angry crowd.
Sakin cevabı, öfkeli kalabalığı **sakinleştirdi / nötralize etti**.
The security team neutralized any possible threats before the event.
Güvenlik ekibi, etkinlikten önce tüm olası tehditleri **etkisiz hale getirdi**.
Adding lemon juice neutralized the salty taste in the soup.
Limon suyu eklemek, çorbadaki tuzlu tadı **nötralize etti**.