"nefarious" in Turkish
Definition
Bir kişi veya şey kötü niyetli ise, çok kötü, ahlaksız veya suç teşkil eden işler yapıyordur.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve edebî bir sözcüktür; dramatik bir etki için kullanılır. 'nefarious activity', 'nefarious scheme' gibi ifadelerde yaygındır; genellikle kasıtlı kötü işler veya kişileri tarif eder.
Examples
The villain had a nefarious plan to steal the treasure.
Kötü adamın hazineyi çalmak için **kötü niyetli** bir planı vardı.
The police stopped the nefarious activities in the city.
Polis şehirdeki **kötü niyetli** faaliyetleri durdurdu.
Many movies show nefarious characters as the main enemy.
Birçok filmde **kötü niyetli** karakterler ana düşman olarak gösterilir.
Everyone suspected his nefarious motives, even though he smiled a lot.
Herkes onun çok gülmesine rağmen **kötü niyetli** amaçlarından şüpheleniyordu.
That company was caught in several nefarious schemes to cheat customers.
O şirket müşterileri kandırmak için birkaç **kötü niyetli** plana yakalandı.
Rumors spread quickly about the club's nefarious reputation.
Kulübün **kötü niyetli** itibarıyla ilgili dedikodular hızla yayıldı.