아무 단어나 입력하세요!

"needlepoint" in Turkish

kanaviçe (needlepoint)goblen işi

Definition

Kanaviçe (needlepoint), sert dokulu kanvas üzerine iplikle desen işlenen bir el işi türüdür. Serbest el nakışından daha yapısaldır.

Usage Notes (Turkish)

‘Kanaviçe’ burada özellikle sabit kanvas üzerine işlenen klasik needlepoint tekniğidir; serbest nakış ya da farklı tekniklerle karıştırılmamalı.

Examples

She made a beautiful needlepoint picture for her mother.

Annesi için güzel bir **kanaviçe** tablo yaptı.

Do you know how to do needlepoint?

**Kanaviçe** yapmayı biliyor musun?

The museum displayed some old needlepoint chairs.

Müzede eski **kanaviçe** sandalyeler sergilendi.

I find needlepoint really relaxing. It's my favorite hobby.

**Kanaviçe** yaparken çok rahatlıyorum. En sevdiğim hobi bu.

My grandmother taught me needlepoint when I was young.

Anneannem bana küçükken **kanaviçe** öğretmişti.

That cushion cover is amazing—did you do the needlepoint yourself?

O yastık kılıfı harika—**kanaviçe**yi kendin mi yaptın?