"nauseated" in Turkish
Definition
Mide bulantısı hisseden veya çok güçlü bir tiksinti duyan kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel hastalık hem de yoğun tiksinti için kullanılır. 'Nauseous' ile karıştırılabilir.
Examples
I felt nauseated after eating too much candy.
Çok fazla şeker yedikten sonra kendimi **midesi bulanan** hissettim.
The boat ride made her nauseated.
Tekne yolculuğu onu **midesi bulanan** hale getirdi.
He became nauseated when he saw the medical video.
Tıbbi videoyu izleyince kendini **midesi bulanan** hissetti.
I get nauseated just thinking about eating oysters.
İstiridye yemeyi düşünmek bile beni **midesi bulanan** hale getiriyor.
She looked so nauseated during the car trip, we had to pull over.
Arabada seyahat ederken o kadar **midesi bulanan** görünüyordu ki, arabayı kenara çekmek zorunda kaldık.
Some people get nauseated by the smell of gasoline.
Bazı insanlar benzin kokusundan **midesi bulanır**.