"narrating" in Turkish
Definition
Bir olayı ya da hikâyeyi ayrıntılı biçimde sözlü veya yazılı olarak anlatmak.
Usage Notes (Turkish)
'Anlatmak' ve 'hikaye etmek' resmi veya edebi anlatımlarda tercih edilir; günlük konuşmada kısa anlatımlar için 'söylemek' kullanılabilir. 'Bir hikaye anlatmak' şekilde kullanılır.
Examples
He is narrating the story to the children.
O, hikayeyi çocuklara **anlatıyor**.
She was narrating what happened at the party.
O, partide ne olduğunu **anlatıyordu**.
The teacher is narrating a famous legend to the class.
Öğretmen, sınıfa ünlü bir efsaneyi **anlatıyor**.
She started narrating her travels as soon as she arrived.
O, gelir gelmez seyahatlerini **anlatmaya başladı**.
The podcast features celebrities narrating their personal stories.
Podcast’te ünlüler kendi kişisel hikayelerini **anlatıyor**.
Instead of just reading, he was narrating each scene with excitement.
Sadece okumak yerine, her sahneyi heyecanla **anlatıyordu**.