"nadir" in Turkish
Definition
Bir durumun veya kişinin en kötü, en başarısız olduğu an ya da en düşük noktasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı ve resmi ortamlarda, özellikle ruhsal ya da ekonomik çöküşleri tanımlamak için kullanılır; günlük konuşmada nadiren tercih edilir.
Examples
After losing his job, he felt like he had reached his nadir.
İşini kaybettikten sonra, kendini **en düşük nokta**ya ulaştığını hissetti.
The company's sales hit their nadir last year.
Şirketin satışları geçen yıl **en düşük nokta**ya ulaştı.
The team was at its nadir after losing every match.
Tüm maçları kaybedince takım **en kötü anı**nı yaşıyordu.
Some say the economy is finally climbing out of its nadir.
Bazıları, ekonominin nihayet **en düşük nokta**dan çıkmaya başladığını söylüyor.
Her confidence was at an absolute nadir after the bad news.
Kötü haberden sonra özgüveni tam anlamıyla **en düşük nokta**daydı.
It felt like the whole city was at its nadir during the blackout.
Elektrikler kesildiğinde tüm şehir **en düşük nokta**ya gelmiş gibi hissettirdi.