"mujaheddin" in Turkish
Definition
Dini bir amaç için savaşan Müslüman savaşçıları tanımlar; özellikle 20. yüzyılın sonunda Afganistan'da Sovyet güçlerine karşı savaşanlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Tarihsel ve politik bağlamlarda, özellikle Afganistan’daki çatışmalar için kullanılır. ‘mücahit’ dini amaçlı savaşanlar için geçerli olup, sıradan askerleri kapsamaz.
Examples
The mujaheddin fought in the mountains of Afghanistan.
**Mücahitler** Afganistan'ın dağlarında savaştı.
Many books tell the story of the mujaheddin.
Birçok kitap, **mücahitler**in hikayesini anlatır.
The mujaheddin became important after the invasion.
İşgalden sonra **mücahitler** önemli hale geldi.
People often debate the legacy of the mujaheddin from the Afghan war.
İnsanlar Afgan Savaşı'ndaki **mücahitler**in mirasını sıkça tartışır.
He watched a documentary about the mujaheddin on TV last night.
Dün gece televizyonda **mücahitler** hakkında bir belgesel izledi.
For some, the mujaheddin are heroes; for others, their actions remain controversial.
Bazıları için **mücahitler** kahramandır; bazıları için ise eylemleri tartışmalıdır.