"muddling" in Turkish
Definition
Bir şeyi kafası karışık ve düzensiz şekilde yapmaya çalışmak, ne yapılacağını tam bilmemek. Bazen işleri daha da karmaşık hale getirmek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gündelik dilde kullanılır. 'muddling through', plansızca bir şekilde ilerlemek anlamındadır. Dağınıklık veya karmaşa içerir, ama tamamen başarısızlığı göstermez.
Examples
He kept muddling the instructions and got confused.
Talimatları sürekli **karmakarışık yapıyordu** ve kafası karıştı.
She is muddling her way through her first week at the new job.
O, yeni işinde ilk haftasını **karmakarışık geçiriyor**.
Stop muddling things up!
Şeyleri **karmakarışık yapmayı** bırak!
Honestly, we were just muddling through the meeting without a clear plan.
Açıkçası, biz toplantı sırasında net bir plan olmadan sadece **kafamız karışıkça ilerliyorduk**.
I feel like I'm just muddling along in life right now.
Şu an hayatımda sadece **kafam karışık bir şekilde ilerliyorum** gibi hissediyorum.
He started muddling the facts during his story, so nobody understood what happened.
O, hikaye sırasında olayları **karmakarışık anlatmaya** başladı, bu yüzden kimse ne olduğuna anlam veremedi.