"monologues" in Turkish
Definition
Bir kişinin uzun süreli ve kesintisiz olarak yaptığı konuşmadır. Genellikle tiyatro ve performanslarda görülür, bazen de günlük konuşmalarda olur.
Usage Notes (Turkish)
En çok tiyatro ve oyunculukta kullanılır. Sohbet sırasında birisi kesintisiz konuşursa da 'monolog' denebilir. 'Diyalog' (iki veya daha çok kişi) ile karıştırmayın.
Examples
In the play, the actor performed two long monologues.
Oyunda, oyuncu iki uzun **monolog** sergiledi.
Students practiced writing their own monologues for class.
Öğrenciler, sınıf için kendi **monolog**larını yazma alıştırması yaptı.
She enjoys listening to dramatic monologues in movies.
O, filmlerdeki dramatik **monolog**ları dinlemeyi sever.
Sometimes his stories turn into endless monologues that nobody can interrupt.
Bazen hikayeleri kimsenin bölemediği sonu gelmez **monolog**lara dönüşüyor.
Comedians often perform monologues about everyday life to make people laugh.
Komedyenler, insanları güldürmek için gündelik hayatla ilgili **monolog**lar yapar.
The director asked for new monologues that felt more personal and unique.
Yönetmen daha kişisel ve eşsiz hissettiren yeni **monolog**lar istedi.