"miseries" in Turkish
Definition
Ağır acı ve mutsuzluk; zorlu hayat koşullarından kaynaklanan, birden fazla kaynak ya da örneğe sahip sıkıntılı durumlar anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi ve resmi metinlerde kullanılır. 'Hayatın sefaletleri', 'kişisel acılar' gibi ifadelerle sık geçer. Küçük sıkıntılar için kullanılmaz, tekil 'misery' ile karışmamalıdır.
Examples
Many people suffer from the miseries of poverty.
Birçok insan yoksulluğun **sefaletleri**nden muzdarip.
She wrote a book about her miseries during the war.
Savaş sırasında yaşadığı **acıları** anlatan bir kitap yazdı.
The refugees shared their miseries with the volunteers.
Mülteciler, gönüllülerle **acılarını** paylaştı.
He would often joke to hide his miseries from others.
O, genellikle **acılarını** başkalarından gizlemek için şaka yapardı.
Travelers in the old days encountered many miseries on long journeys.
Eskiden yolcular, uzun yolculuklarda birçok **sefaletler** ile karşılaşırdı.
Everyone has their own miseries, even if they seem happy outside.
Herkesin görünüşte mutlu olsa da kendi **acıları** vardır.