"miscue" in Turkish
Definition
Bir hareket, konuşma ya da okuma sırasında yapılan istemsiz hata; özellikle spor veya resmi ortamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle günlük konuşmada değil, spor ve resmi ortamlarda kullanılır. 'make a miscue' ifadesi hata yapmak anlamındadır. Bilardo/dart gibi sporlarda da kullanılır.
Examples
He made a miscue during the game.
Oyun sırasında bir **hata** yaptı.
Her answer was a miscue in the interview.
Mülakattaki cevabı büyük bir **hata**ydı.
A small miscue can change the outcome.
Küçük bir **hata** sonucu değiştirebilir.
That comment was a huge miscue—it upset everyone.
O yorum büyük bir **hata**ydı—herkesi üzdü.
He has recovered well from that early miscue.
Başlangıçtaki **hata**dan sonra iyi toparlandı.
A quick apology can fix a verbal miscue.
Hızlı bir özür, sözlü bir **hata**yı düzeltebilir.