"misbegotten" in Turkish
Definition
Kötü planlanmış, kötü yapılmış veya değersiz, uygunsuz kökene sahip şeyler için kullanılır. Fikirler, planlar, nesneler ya da kişiler için geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada nadiren kullanılır; daha çok edebi veya resmî dilde şiddetli eleştiri için tercih edilir. ‘‘Misbegotten plan’’ gibi deyimlerde olumsuz bir yargı ön plandadır.
Examples
The misbegotten plan failed quickly.
**Baştan kötü planlanmış** plan kısa sürede başarısız oldu.
He bought a misbegotten sculpture at the market.
Pazarda **başarısız** bir heykel satın aldı.
Their misbegotten idea caused many problems.
Onların **baştan kötü planlanmış** fikri birçok sorun yarattı.
This misbegotten project was doomed from the start.
Bu **baştan kötü planlanmış** proje baştan beri başarısızlığa mahkûmdu.
No one believed his misbegotten excuses.
Kimse onun **gayrimeşru kökenli** bahanelerine inanmadı.
They tried to fix the misbegotten law, but it just got worse.
**Başarısız** yasayı düzeltmeye çalıştılar ama daha da kötüleşti.