"mired" in Turkish
Definition
Fiziksel olarak bataklığa ya da yumuşak bir zemine saplanmak; ayrıca çıkılması zor bir sorun ya da karmaşaya bulaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya yazılı dilde geçer; 'bataklığa saplanmak' mecaz olarak da kullanılır ('borç batağına saplanmak'). Günlük konuşmada seyrektir.
Examples
The car was mired in the mud after the heavy rain.
Şiddetli yağmurdan sonra araba **bataklığa saplandı**.
She is mired in difficult homework and feels stressed.
Zor ödevlerle **bataklığa saplandı** ve stresli hissediyor.
The team became mired in arguments and could not finish the project.
Takım, tartışmalar içinde **bataklığa saplandı** ve projeyi bitiremedi.
He's mired in debt and doesn't know how to recover.
O, **borç batağına saplandı** ve nasıl toparlanacağını bilmiyor.
The company got mired in legal troubles for years.
Şirket yıllarca **hukuki sorunlarda bataklığa saplandı**.
We got so mired in the details that we forgot the big picture.
Detaylarda o kadar çok **boğulduk** ki büyük resmi unuttuk.