"melancholy" in Turkish
Definition
Çoğunlukla belirgin bir nedeni olmayan derin bir hüzün hissi; sessiz ve hafif bir keder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmi dilde geçer; hafif, kalıcı bir hüzün anlatır. 'a melancholy song' gibi ortam, kişi veya hava için kullanılır. Yoğun depresyondan farklıdır.
Examples
He felt a deep melancholy after the summer ended.
Yaz bitince derin bir **hüzün** hissetti.
The painting has a melancholy mood.
Tabloda **hüzünlü** bir hava var.
A sense of melancholy filled the empty house.
Boş evde bir **hüzün** hissi oluştu.
There's something melancholy about rainy afternoons.
Yağmurlu öğleden sonralarında bir **hüzün** vardır.
She played a melancholy tune on the piano that made everyone quiet.
Piyanoda öyle bir **hüzünlü** ezgi çaldı ki herkes sustu.
His smile had a hint of melancholy, even on happy days.
Mutlu günlerde bile gülüşünde bir parça **hüzün** vardı.