"materialistic" in Turkish
Definition
Para ve eşyaya çok önem veren, fikir ve duygulardan ziyade maddi şeyleri ön plana çıkaran kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlam taşır ve maddi değerlere odaklanan kişilere eleştiri için kullanılır. 'Açgözlü' kadar argo değildir; kişi, değer veya yaşam tarzı için kullanılır.
Examples
She is very materialistic and always wants the latest gadgets.
O çok **maddeci**, sürekli en yeni cihazları istiyor.
A materialistic lifestyle can make people unhappy.
**Maddeci** bir yaşam tarzı, insanları mutsuz edebilir.
He is not materialistic; he cares more about family than money.
O **maddeci** değil; ailesini paradan daha çok önemsiyor.
People say our society is too materialistic, always chasing after the next big thing.
İnsanlar, toplumumuzun çok **maddeci** olduğunu ve sürekli yeni şeylerin peşinde olduğunu söylüyor.
I wish my friends weren’t so materialistic—they judge people by what they own.
Keşke arkadaşlarım bu kadar **maddeci** olmasa—insanları sahip olduklarına göre değerlendiriyorlar.
Being materialistic isn’t always obvious; sometimes people hide it behind good intentions.
Her zaman **maddeci** olmak bariz değildir; bazen insanlar bunu iyi niyetin arkasına gizler.