아무 단어나 입력하세요!

"matchless" in Turkish

emsalsizbenzersiz

Definition

O kadar iyi ya da eşsiz ki kimseyle veya hiçbir şeyle kıyaslanamaz olmak.

Usage Notes (Turkish)

Oldukça edebi veya resmî bir kelimedir. 'emsalsiz güzellik', 'emsalsiz yetenek' gibi övgüde kullanılır. Günlük konuşmada nadiren yer alır.

Examples

Her singing voice is matchless.

Onun şarkı söyleme sesi **emsalsiz**dir.

The chef is known for his matchless cooking skills.

Şef, **emsalsiz** aşçılık yetenekleriyle tanınır.

They built a matchless monument in the city center.

Şehir merkezine **emsalsiz** bir anıt inşa ettiler.

Her kindness is truly matchless; she always helps others without expecting anything.

Onun nezaketi gerçekten **emsalsiz**; başkalarına bir karşılık beklemeden hep yardım eder.

The artist achieved matchless fame with her latest exhibition.

Sanatçı, son sergisiyle **emsalsiz** bir şöhrete ulaştı.

People travel from all over to witness the matchless beauty of the lake at sunrise.

İnsanlar, gölün gün doğumundaki **emsalsiz** güzelliğini görmeye dünyanın dört bir yanından gelirler.