아무 단어나 입력하세요!

"marooned" in Turkish

mahsur kalmışıssız adada bırakılmış

Definition

Bir kişinin genellikle bir adada ya da uzak bir yerde, kaçma imkanı olmadan yalnız bırakılmasıdır.

Usage Notes (Turkish)

Kullanımı genellikle hikaye, haber ya da macera anlatımlarında görülür, günlük konuşmada nadiren kullanılır. 'Stranded' daha yaygın ve sıradan bir ifadedir.

Examples

The sailors were marooned on a deserted island.

Denizciler ıssız bir adada **mahsur kalmıştı**.

He felt marooned in the middle of nowhere.

Kendini hiçbir yerin ortasında **mahsur kalmış** hissetti.

The broken boat left them marooned for days.

Kırık kayık onları günlerce **mahsur kalmış** bıraktı.

After the storm, we were completely marooned with no way to call for help.

Fırtınadan sonra tamamen **mahsur kalmış** ve yardım isteyememiştik.

It's a little scary to feel marooned in a new city where you don't know anyone.

Hiç kimseyi tanımadığın bir şehirde **mahsur kalmış** gibi hissetmek biraz korkutucu.

They joked about being marooned at work when the elevator stopped.

Asansör durunca, işte **mahsur kalmış** şakası yaptılar.