"malfeasance" in Turkish
Definition
Yetkili birisinin ya da kamu görevlisinin yasa dışı veya yanlış bir eylemde bulunmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi, hukuki ya da gazetecilikte kullanılır. Küçük usulsüzlükler için değil; yetkililerin ciddi suistimalleri için kullanılır.
Examples
The mayor was accused of malfeasance during his time in office.
Belediye başkanı görev süresinde **görevi kötüye kullanma** ile suçlandı.
Government officials must be held accountable for any malfeasance.
Hükümet yetkilileri herhangi bir **görevi kötüye kullanma**dan sorumlu tutulmalıdır.
The company lost millions because of executive malfeasance.
Şirket, yöneticilerin **görevi kötüye kullanma**sı nedeniyle milyonlar kaybetti.
Whistleblowers helped expose widespread malfeasance in the department.
İhbarcılar, departmandaki yaygın **görevi kötüye kullanma**yı ortaya çıkarmaya yardımcı oldu.
Many people lose trust in leaders when malfeasance is uncovered.
**Görevi kötüye kullanma** ortaya çıktığında birçok insan liderlere olan güvenini kaybeder.
A journalist's investigation uncovered shocking malfeasance within the charity.
Bir gazetecinin araştırması, yardım kuruluşundaki şaşırtıcı **görevi kötüye kullanma**yı ortaya çıkardı.