"make a splash" in Turkish
Definition
Birdenbire çok dikkat çekmek ya da büyük başarı ve ilgi görmek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük, samimi konuşmada kullanılır; biri ya da bir şey hızla ilgi çekip başarı kazandığında söylenir. Gerçek anlamda 'su sıçratmak' için kullanılmaz.
Examples
The new singer made a splash with her first single.
Yeni şarkıcı ilk single'ıyla **büyük yankı uyandırdı**.
The company made a splash at the tech fair.
Şirket teknoloji fuarında **büyük yankı uyandırdı**.
Her bright dress really made a splash at the party.
Onun parlak elbisesi partide gerçekten **dikkat çekti**.
He made a splash on social media with his funny video.
Komik videosuyla sosyal medyada **büyük yankı uyandırdı**.
The art exhibit really made a splash among critics this year.
Sanat sergisi bu yıl eleştirmenler arasında gerçekten **büyük yankı uyandırdı**.
Their new product made a splash as soon as it hit the market.
Yeni ürünleri piyasaya çıkar çıkmaz **büyük yankı uyandırdı**.