"make a practice" in Turkish
Definition
Bir şeyi düzenli olarak yapıp onu alışkanlık veya gelenek haline getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi bir ifadedir; genellikle yazılı dilde veya dikkatli konuşmalarda karşınıza çıkar. 'of doing something' ile birlikte kullanılır ('make a practice of reading' gibi).
Examples
I make a practice of waking up early every day.
Her gün erken kalkmayı **alışkanlık edindim**.
Try to make a practice of reading before bed.
Yatmadan önce kitap okumayı **alışkanlık haline getirmeye çalış**.
He makes a practice of exercising after work.
İşten sonra egzersiz yapmayı **alışkanlık ediniyor**.
People who make a practice of saving money usually feel less stressed about bills.
Para tasarruf etmeyi **alışkanlık edinen** insanlar genellikle faturalar konusunda daha az stres yaşar.
She always makes a practice of greeting her coworkers in the morning.
O sabahları çalışma arkadaşlarını selamlamayı her zaman **alışkanlık edinir**.
I've made a practice of turning off my phone during meetings.
Toplantılar sırasında telefonumu kapatmayı **alışkanlık haline getirdim**.