"make a case" in Turkish
Definition
Bir fikri, görüşü ya da eylemi desteklemek veya karşı çıkmak için nedenler ve argümanlar sunmak; başkalarını ikna etmeye çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî toplantı, tartışma veya hukuki ortamlarda sıkça geçer. 'make a case for', bir şeyin lehinde argüman sunmak; 'make a case against', aleyhinde kullanılır.
Examples
You need to make a case for your idea in the meeting.
Toplantıda fikrin için **gerekçe sunman** gerekiyor.
The lawyer will make a case against the new law.
Avukat yeni yasaya karşı **gerekçe sunacak**.
Can you make a case for this proposal?
Bu teklif için **gerekçe sunabilir** misin?
She really made a case for working from home during her presentation.
Sunumunda evden çalışmayı gerçekten **savundu**.
If you want a raise, you'll have to make a strong case.
Zam istiyorsan, **güçlü gerekçeler** sunmalısın.
He tried to make a case that the new system would save time, but not everyone agreed.
Yeni sistemin zaman kazandıracağını **gerekçelendirmeye çalıştı** ama herkes hemfikir değildi.