아무 단어나 입력하세요!

"magnanimous" in Turkish

yüce gönüllühoşgörülü

Definition

Bağışlayıcı, cömert ve özellikle kazandıktan veya haksızlığa uğradıktan sonra karşısındakine nazik davranan kişidir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle yazılı veya resmi konuşmalarda, asil ve affedici tavırları övmek için kullanılır. Sadece 'iyi' değil, özellikle affedici ve kin tutmayan bir kişiyi anlatır.

Examples

He was magnanimous in victory and congratulated his opponent.

Zaferde **yüce gönüllü** davrandı ve rakibini tebrik etti.

She showed a magnanimous attitude after the argument.

Tartışmadan sonra **yüce gönüllü** davrandı.

Being magnanimous means forgiving others easily.

**Yüce gönüllü** olmak, başkalarını kolayca affetmek demektir.

It's hard to stay magnanimous when someone betrays your trust.

Biri güvenini sarsınca **yüce gönüllü** kalmak zordur.

She was surprisingly magnanimous about the mistake, just laughing it off.

O hataya karşı beklenmedik şekilde **yüce gönüllü** davrandı, sadece gülüp geçti.

You could tell by his magnanimous gesture that he didn't hold any grudges.

Onun **yüce gönüllü** jestinden, kin tutmadığı belliydi.