"luminous" in Turkish
Definition
Kendi başına ışık yayan ya da çok parlak olan şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ışık saçan yüzeyler veya çok dikkat çeken parlaklıklar için. Sıklıkla 'luminous paint', 'luminous colors' gibi terimlerle geçer.
Examples
The luminous stars filled the night sky.
**Parlak** yıldızlar gece gökyüzünü dolduruyordu.
This watch has a luminous dial so you can see it in the dark.
Bu saatin karanlıkta görülebilen **parlak** bir kadranı var.
The fish had luminous stripes along its body.
Balığın vücudu boyunca **parlak** çizgiler vardı.
Her luminous smile lit up the whole room.
Onun **parlak** gülümsemesi bütün odayı aydınlattı.
We painted the walls with a luminous green so they glow at night.
Duvarları gece parlasın diye **parlak** yeşile boyadık.
The screen was so luminous I had to lower the brightness.
Ekran o kadar **parlaktı** ki parlaklığı kısmak zorunda kaldım.