"luminary" in Turkish
Definition
Bir alanda çok tanınmış ve saygın kişi; ayrıca, yıldız ya da ay gibi ışık yayan nesne anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Luminary' kelimesi çoğunlukla yüksek derecede saygı duyulan kişiler için yazılı ve resmi dillerde kullanılır. Işık kaynağı anlamı ise şiir veya bilimsel metinlerde geçer.
Examples
Dr. Smith is a luminary in the field of medicine.
Dr. Smith tıp alanında bir **önemli kişi**dir.
Many people consider Albert Einstein a luminary of science.
Birçok kişi Albert Einstein'ı bilimin **önemli kişisi** olarak görür.
A star is a natural luminary in the night sky.
Bir yıldız, gece gökyüzündeki doğal bir **ışık kaynağıdır**.
The conference attracted several tech luminaries from around the world.
Konferans, dünyadan birçok teknoloji **önemli kişisini** ağırladı.
She became a fashion luminary thanks to her bold designs.
Cesur tasarımları sayesinde moda dünyasında bir **önemli kişi** oldu.
Journalists gathered to interview the business luminary after the announcement.
Gazeteciler, duyuru sonrası iş dünyasının **önemli kişisini** röportaj yapmak için toplandılar.