"luminal" in Turkish
Definition
Vücutta damar veya bağırsak gibi tüp şeklindeki yapıların iç boşluğu (lümen) ile ilgili ya da onun içinde yer alan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi veya bilimsel ortamlarda kullanılır; organın iç boşluğundaki süreçler ya da konumu ifade eder. 'Luminal' (büyük harfli) bir ilaç markası olup karıştırılmamalıdır.
Examples
The doctor examined the luminal surface of the intestine.
Doktor, bağırsağın **lüminal** yüzeyini inceledi.
Some diseases cause luminal narrowing of blood vessels.
Bazı hastalıklar, damarların **lüminal** daralmasına yol açar.
The bacteria grew quickly in the luminal space.
Bakteriler **lüminal** boşlukta hızla çoğaldı.
During the scan, doctors looked for luminal blockages that might explain her symptoms.
Taramada doktorlar, semptomlarını açıklayabilecek **lüminal** tıkanıkları aradı.
The report confirmed that the tumor was attached to the luminal wall.
Rapor, tümörün **lüminal** duvara yapışık olduğunu doğruladı.
You’ll often hear researchers discuss luminal versus non-luminal tumors in studies.
Araştırmalarda araştırmacılar sıklıkla **lüminal** ve non-**lüminal** tümörleri tartışır.