아무 단어나 입력하세요!

"lost to time" in Turkish

zamanla unutulmuşzamana karışmış

Definition

O kadar uzun zaman önce kaybolmuş veya unutulmuş ki artık izi bulunamayan şey.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok tarih, eski gelenekler veya kayıp bilgiler için kullanılır; günlük eşyaların kaybolmasında kullanılmaz.

Examples

The old city was lost to time.

Eski şehir **zamanla unutulmuş**.

Many ancient languages are lost to time.

Pek çok antik dil **zamanla unutulmuş**.

This tradition was lost to time centuries ago.

Bu gelenek yüzyıllar önce **zamana karışmış**.

So many stories are just lost to time, never to be told again.

Birçok hikaye yalnızca **zamana karışmış**, bir daha anlatılmamış.

Their names have been lost to time, but their impact lives on.

Onların isimleri **zamanla unutulmuş**, ama etkileri hâlâ sürüyor.

Much of the original architecture has simply been lost to time.

Asıl mimarinin çoğu sadece **zamanla unutulmuş**.