"lose in" in Turkish
Definition
Bir oyun, yarışma veya tartışma gibi belirli bir durumda kazanamamak veya yenilmek.
Usage Notes (Turkish)
'-de kaybetmek' ifadesinden sonra genellikle etkinlik veya durum belirtilir (ör. 'finalde kaybetmek'). Kime karşı kaybettiğiniz anlamına gelen 'lose to' ile karıştırmayın.
Examples
We didn't want to lose in the championship game.
Şampiyona maçında **kaybetmek** istemiyorduk.
Did she lose in the science contest?
O, bilim yarışmasında **kaybetti mi**?
I hope our team doesn't lose in the final round.
Umarım takımımız son turda **kaybetmez**.
Politicians hate to lose in their own hometowns.
Politikacılar kendi memleketlerinde **kaybetmekten** nefret ederler.
It's tough to lose in overtime after fighting so hard.
O kadar uğraştıktan sonra uzatmalarda **kaybetmek** zor.
You can lose in court even if you believe you're right.
Haklı olduğunu düşünsen de mahkemede **kaybedebilirsin**.