아무 단어나 입력하세요!

"loosening" in Turkish

gevşetmegevşeme

Definition

Bir şeyi daha az sıkı veya daha rahat hale getirme süreci; kuralların veya kısıtlamaların gevşetilmesini de ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle fiziksel nesneler için ('bir vidanın gevşetilmesi') ve kurallar için ('düzenlemelerin gevşetilmesi') kullanılır. Tamamen çıkarmak anlamına gelmez.

Examples

The loosening of the rope made the tent fall down.

Halatın **gevşetme**si çadırın düşmesine neden oldu.

He is loosening the lid on the jar.

O, kavanozun kapağını **gevşetiyor**.

The government is considering the loosening of travel restrictions.

Hükümet, seyahat kısıtlamalarının **gevşetilmesi**ni değerlendiriyor.

After loosening the screws a bit, the chair stopped squeaking.

Vidalarda biraz **gevşetme** yaptıktan sonra sandalye gıcırdamayı bıraktı.

There's been a gradual loosening of dress codes at the company over the years.

Şirkette yıllar içinde kıyafet kurallarında aşamalı bir **gevşeme** oldu.

With a bit of loosening up, you'll feel more comfortable on stage.

Biraz daha **gevşeme** ile sahnede kendini daha rahat hissedeceksin.