"look in the eye" in Turkish
Definition
Birine doğrudan gözlerinin içine bakmak; genellikle dürüstlük, güven ya da samimiyet göstermek için yapılır. Aynı zamanda cesaretle ya da korkusuzca birine karşı durmak anlamı da taşır.
Usage Notes (Turkish)
Biraz daha resmi ya da edebi bir kullanımı vardır. 'Birinin gözlerinin içine bakamamak' utanmak ya da suçluluk, 'gözlerinin içine bakmak' ise güven veya doğruluk anlamına gelir.
Examples
It's important to look in the eye when you speak to someone.
Biriyle konuşurken **gözlerinin içine bakmak** önemlidir.
She couldn't look him in the eye after lying.
Yalan söyledikten sonra ona **gözlerinin içine bakamadı**.
Can you look me in the eye and tell me the truth?
Bana **gözlerimin içine bakarak** gerçeği söyleyebilir misin?
He was brave enough to look the boss in the eye and ask for a raise.
O, maaş zammi istemek için patronunun **gözlerinin içine bakacak** kadar cesurdu.
If you can't look her in the eye, she'll know you're hiding something.
Eğer ona **gözlerinin içine bakamazsan**, bir şey sakladığını anlar.
Sometimes it’s hard to look yourself in the eye when you make a mistake.
Bazen hata yaptığında **kendinin gözlerinin içine bakmak** zordur.