아무 단어나 입력하세요!

"loftier" in Turkish

daha yücedaha yüksek

Definition

'Lofty'nin karşılaştırmalı hali; konum olarak daha yüksek olan ya da daha asil ve önemli nitelik ya da hedefleri olan anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Fikir, amaç, bina ya da tavır karşılaştırılırken kullanılır; hem gerçek (yükseklik) hem de mecazi anlamda (önem, ahlak) geçerlidir. Bazen üstünlük taslama anlamı da taşıyabilir.

Examples

That is the loftier mountain in the range.

Bu, sıradaki **daha yüksek** dağdır.

She has loftier goals than her classmates.

Onun arkadaşlarından **daha yüce** hedefleri var.

The new building is loftier than the old one.

Yeni bina eskisinden **daha yüksek**.

Some politicians talk about loftier ideals, but don’t always deliver.

Bazı politikacılar **daha yüce** ideallerden bahseder ama her zaman bunu gerçekleştirmezler.

His speech aimed for loftier principles, not just money.

Konuşması sadece parayla ilgili değil, **daha yüce** ilkelere yönelikti.

He shrugged off the praise, saying there were loftier people deserving it.

O övgüyü önemsemedi, çünkü **daha yüce** insanlar bunu hak ediyor dedi.