"lockout" in Turkish
Definition
Lokavt, işverenin bir işçi anlaşmazlığı sırasında çalışanlara baskı yapmak için işyerini kapatması veya işi durdurmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş dünyası, iş hukuku ve haberlerde kullanılır. 'Grev'den farklıdır; grevi işçiler başlatır, lokavtı ise işveren başlatır. Geçici veya uzun süreli bir kapanış olabilir.
Examples
The factory announced a lockout because of the labor dispute.
Fabrika, işçi anlaşmazlığı nedeniyle **lokavt** ilan etti.
Workers returned after the two-week lockout ended.
İki haftalık **lokavt** bittiğinde işçiler geri döndü.
The company used a lockout to force new contract terms.
Şirket, yeni sözleşme şartlarını dayatmak için **lokavt** uyguladı.
During the last lockout, staff didn't get paid for nearly a month.
Son **lokavt** sırasında personel neredeyse bir ay maaş alamadı.
Management called a sudden lockout after talks broke down.
Görüşmeler çöktükten sonra yönetim ani bir **lokavt** yaptı.
Nobody expected the union to face another lockout this year.
Kimse sendikanın bu yıl bir **lokavt** daha göreceğini beklemiyordu.