"livings" in Turkish
Definition
İnsanların geçimini sağlamak için kullandığı yöntemler veya meslekler anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'earn their livings' gibi kalıplarda kullanılır, günlük konuşmada pek yaygın değildir; 'iş' veya 'meslek' daha sık kullanılır.
Examples
Many people in the village make their livings by farming.
Köydeki birçok insan tarımla **geçimlerini** sağlıyor.
Their parents earn their livings as teachers.
Aileleri öğretmenlik yaparak **geçimlerini** sağlıyor.
People find different livings in big cities.
Büyük şehirlerde insanlar farklı **geçim yolları** buluyor.
They traveled the world, studying how communities create their livings.
Dünyayı gezip toplulukların nasıl **geçim yolları** oluşturduğunu incelediler.
People have lost their livings because of the factory closing.
Fabrikanın kapanmasıyla insanlar **geçimlerini** kaybetti.
The book describes the various livings people make in remote regions.
Kitap, insanların uzak bölgelerde sağladığı çeşitli **geçim yolları**nı anlatıyor.