아무 단어나 입력하세요!

"live to do" in Turkish

bir şey yapmak için yaşamakhayatını (bir şeye) adamak

Definition

Hayatta ana amacı veya tutkusu olarak bir şeyi yapmak; hayatının anlamını o faaliyetten veya hedeften almak.

Usage Notes (Turkish)

Genelde bir fiille birlikte kullanılır ('live to help others' örneğinde olduğu gibi). Yoğun amaç veya tutku anlatır. Günlük rutinde kullanılmaz, daha çok duygusal ve motive edici bağlamdadır.

Examples

She lives to help people in need.

O, ihtiyacı olan insanlara yardım etmek için **yaşıyor**.

Some people live to eat, others eat to live.

Bazı insanlar **yemek için yaşar**, bazıları hayatta kalmak için yer.

He lives to play football every day.

O, her gün futbol oynamak için **yaşıyor**.

I live to travel and see new places—it's what makes me happy.

Ben **seyahat etmeyi ve yeni yerler görmeyi çok seviyorum**—bunu yapmak için yaşıyorum.

Music is her world; she truly lives to perform on stage.

Müzik onun dünyası; sahnede performans yapmak için gerçekten **yaşıyor**.

I don’t just work to pay bills—I live to create art.

Sadece fatura ödemek için çalışmıyorum—sanat yaratmak için **yaşıyorum**.