"lipped" in Turkish
Definition
Bir şeyin dudakları veya dudak şeklinde kenarı olduğunu belirtir, genellikle şekiller ya da nesnelerin özelliklerini tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'kırmızı dudaklı', 'ince dudaklı' gibi birleşik sıfatlarda kullanılır; tek başına kullanılmaz, bir ismi niteler.
Examples
She is famous for her full-lipped smile.
Onun **dolgun dudaklı** gülümsemesi ünlüdür.
The cup has a wide-lipped edge for easy pouring.
Bu fincanın kolay dökmek için **geniş dudaklı** kenarı var.
He drew a thin-lipped mouth on the cartoon.
Karikatürde **ince dudaklı** bir ağız çizdi.
That actor is best known for his red-lipped roles in classic films.
O aktör, klasik filmlerdeki **kırmızı dudaklı** rolleriyle tanınır.
You can spot a double-lipped pitcher by its special rim.
Özel kenarı sayesinde **çift dudaklı** sürahiyi fark edebilirsiniz.
My grandmother's rose-lipped teacups are her favorite set.
Büyükannemin **gül dudaklı** çay fincanları onun favorisidir.