"lion's den" in Turkish
Definition
Bir kişinin tehdit altında hissettiği ya da tehlikeli, zor insanlarla karşılaştığı ortamları anlatan metaforik bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Mecazi anlamdadır; gerçek bir yer için kullanılmaz. 'Aslanın inine girmek' deyimiyle birlikte sıkça kullanılır.
Examples
He felt nervous when he entered the lion's den at his new job.
Yeni işine başladığında **aslanın inine** giriyormuş gibi heyecanlandı.
Standing in front of the angry crowd was like being in a lion's den.
Kızgın kalabalığın önünde durmak **aslan inı**da olmak gibiydi.
The student faced the lion's den during his tough presentation.
Öğrenci, zor sunumu sırasında **aslanın inine** girdi.
I'm really nervous about tomorrow's meeting—it's going to be a lion's den in there.
Yarınki toplantı için gerçekten gerginim—orada tam bir **aslan inı** olacak.
The interview felt like walking straight into a lion's den.
Mülakat, doğrudan **aslanın inine** yürümek gibiydi.
Don't worry, you're not alone in the lion's den; we've got your back.
Endişelenme, **aslan inı**nda yalnız değilsin; yanındayız.