"limitless" in Turkish
sınırsızsonsuz
Definition
Herhangi bir sınırı, sonu veya kısıtlaması olmayan; tamamen özgür.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'sınırsız olanaklar' gibi çok büyük veya sonsuz şeyleri tanımlar. Sayılabilen nesneler için kullanılmaz.
Examples
Dreams can give us limitless ideas.
Hayaller bize **sınırsız** fikirler verebilir.
The internet offers limitless information.
İnternet **sınırsız** bilgi sunar.
Children have limitless curiosity.
Çocukların **sınırsız** merakı vardır.
With hard work, your potential is truly limitless.
Çok çalışırsan, potansiyelin gerçekten **sınırsız** olur.
They looked out at the limitless ocean and felt free.
**Sonsuz** okyanusa baktılar ve özgür hissettiler.
You have limitless options—just pick what makes you happy.
**Sınırsız** seçeneğin var—sadece seni mutlu edeni seç.