"like a man possessed" in Turkish
Definition
Aşırı enerji, yoğunluk veya duyguyla hareket etmek, sanki kontrol edilemeyen bir güç tarafından yönlendiriliyormuş gibi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gayriresmî veya edebi dille, yoğun/denetimsiz davranışlar için kullanılır. 'man' geneldir, sadece erkek için değil. Mizahi veya abartılı anlam da taşıyabilir.
Examples
He worked like a man possessed to finish the project.
Projeyi bitirmek için **kendinden geçmiş gibi** çalıştı.
She cleaned the house like a man possessed before the guests arrived.
Misafirler gelmeden önce evi **kendini kaybetmiş gibi** temizledi.
The kids ran around the park like a man possessed.
Çocuklar parkta **kendinden geçmiş gibi** koştu.
When she started painting, it was like a man possessed—she didn't even notice the time passing.
Resim yapmaya başladığında **kendinden geçmiş gibiydi**—zamanın geçtiğini bile fark etmedi.
He ate his dinner like a man possessed after coming back from football practice.
Futbol antrenmanından sonra akşam yemeğini **kendinden geçmiş gibi** yedi.
He typed out his story like a man possessed, finishing it in just one night.
Hikayesini **kendinden geçmiş gibi** yazdı ve bir gecede bitirdi.