"lifetime" in Turkish
Definition
Bir insanın, hayvanın veya nesnenin hayatta olduğu ya da var olduğu tüm süre. Bazen bir kişinin tüm ömrü veya çok uzun bir dönemi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'in my lifetime', 'a lifetime of experience', 'lifetime guarantee' gibi ifadelerde sık kullanılır. 'once in a lifetime' ile çok nadir şeyler anlatılır. Hem insan yaşamı hem de bir şeyin kullanım süresi için kullanılır.
Examples
A dog’s lifetime is shorter than a human’s.
Bir köpeğin **ömür**ü insanınkinden daha kısadır.
He collected many books in his lifetime.
**Ömrü** boyunca birçok kitap topladı.
This machine has a lifetime of ten years.
Bu makinenin **ömür**ü on yıldır.
That trip was a once-in-a-lifetime experience.
O gezi **ömürde bir kez** yaşanacak bir deneyimdi.
I never thought I'd see a change like that in my lifetime.
Kendi **ömür**ümde böyle bir değişiklik göreceğimi hiç düşünmemiştim.
She spent a lifetime helping other people.
**Ömrü**nü başkalarına yardım etmeye adadı.