"licentiousness" in Turkish
Definition
Kuralları ya da ahlaki değerleri önemsemeyen, özellikle cinsel ya da kontrolsüz davranış.
Usage Notes (Turkish)
'Ahlaksızlık' ve 'şehvet düşkünlüğü' daha çok resmi veya edebi metinlerde yer alır; günlük hayatta kullanılmaz. Genellikle ahlaki çöküş, toplumsal bozulma veya cinsel serbestlik bağlamında tercih edilir.
Examples
The novel describes the licentiousness of the king's court.
Roman, kralın sarayındaki **ahlaksızlık**ı anlatıyor.
People in the village were shocked by his licentiousness.
Köydeki insanlar onun **ahlaksızlığı** karşısında şoke oldu.
They warned against the licentiousness of big cities.
Büyük şehirlerdeki **ahlaksızlık** konusunda uyardılar.
The politician's downfall was blamed on his financial scandals and licentiousness.
Politikacının düşüşü, mali skandallar ve **ahlaksızlık** nedeniyle suçlandı.
Some critics say the movie promotes licentiousness instead of love.
Bazı eleştirmenler bu filmin sevgiden ziyade **ahlaksızlığı** teşvik ettiğini söylüyor.
His stories are full of licentiousness, making them controversial in conservative circles.
Hikayeleri **ahlaksızlık** dolu olduğu için muhafazakar çevrelerde tartışmalı kabul ediliyor.