"lethargic" in Turkish
Definition
Enerjisi az, isteksiz ve yavaş hareket eden birini anlatır. Bir şeye karşı ilgisi ve motivasyonu düşüktür.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi ya da resmî yazışmalarda sık kullanılır. 'exhausted'dan daha hafif, 'tired'dan daha yoğundur. 'lethargic after eating', 'lethargic response' örneklerinde olduğu gibi.
Examples
I felt lethargic after staying up all night.
Tüm gece uyanık kaldıktan sonra kendimi çok **uyuşuk** hissettim.
Being sick makes her feel lethargic.
Hasta olmak onu **halsiz** hissettiriyor.
The heat made the whole class lethargic.
Sıcak bütün sınıfı **uyuşuk** yaptı.
After lunch, I always get a bit lethargic at my desk.
Öğle yemeğinden sonra masamda her zaman biraz **uyuşuk** oluyorum.
He sounded so lethargic on the phone, I knew something was wrong.
Telefonda sesi o kadar **halsiz** geliyordu ki bir sorun olduğunu anladım.
The dog has been really lethargic lately, barely moving from his bed.
Köpek son zamanlarda gerçekten **uyuşuk**, neredeyse yatağından kalkmıyor.