"let out" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin dışarı çıkmasına izin vermek; bir sırrı ya da sesi ortaya çıkarmak; kıyafeti genişletmek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada sıklıkla kullanılır. 'let out a secret' sır vermek, 'let out a scream' çığlık atmak, 'let out the dog' köpeği dışarı çıkarmak gibi. Hem fiziksel hem de mecazi anlamlarda kullanılır.
Examples
Can you let out the cat before you leave?
Çıkmadan önce kediyi **dışarı bırakabilir** misin?
She accidentally let out the secret.
O yanlışlıkla sırrı **ortaya çıkardı**.
The tailor can let out your pants if they're too tight.
Terzi, pantolonun çok darsa onu **genişletebilir**.
He tried not to let out a laugh during the meeting, but he couldn't help it.
Toplantı sırasında gülmemeye çalıştı ama kendini tutamadı ve **gülmeyi dışarı verdi**.
Mom doesn't like it when I forget to let out the dog in the morning.
Annem sabahları köpeği **dışarı bırakmayı** unutmamdan hoşlanmıyor.
"Who let out the news before the official announcement?" asked the manager.
Yönetici, "Resmi duyurudan önce haberi kim **ortaya çıkardı**?" diye sordu.