"let on" in Turkish
Definition
Bir sırrı ya da önemli bilgiyi açığa çıkarmak veya bildiğini belli etmek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik İngilizcede, özellikle bir sırrı saklamak veya bilmiyormuş gibi yapmak için kullanılır. Olumsuz cümlelerde ve 'let on that...' kalıplarında yaygındır.
Examples
He didn't let on about the surprise party.
O, sürpriz partiyle ilgili hiçbir şey **belli etmedi**.
Please don't let on that you know my secret.
Lütfen sırrımı bildiğini **açığa vurma**.
She tried not to let on that she was nervous.
Gergin olduğunu **belli etmemeye** çalıştı.
They knew the truth but didn't let on during the meeting.
Gerçeği biliyorlardı ama toplantıda hiç **belli etmediler**.
I acted calm and didn't let on that I was shocked.
Sakin görünerek şok olduğumu **belli etmedim**.
If you know what's going on, just don't let on yet.
Neler olduğunu biliyorsan, henüz **açığa vurma**.