"leeway" in Turkish
Definition
Bir işi kendi yönteminizle yapabilmek ya da değişiklik yapabilmek için sahip olduğunuz esneklik veya hareket serbestliğidir.
Usage Notes (Turkish)
'Leeway' daha çok resmi ya da yarı-resmi cümlelerde geçer. 'give leeway', 'have some leeway' ifadelerinde kullanılır. Tam bağımsızlıktan ziyade belirli bir sınır dahilindeki esnekliği ifade eder.
Examples
My boss gives me some leeway to choose how I finish my work.
Patronum işimi nasıl bitireceğim konusunda bana biraz **esneklik** tanıyor.
Teachers have little leeway with the strict rules at this school.
Bu okulda katı kurallar nedeniyle öğretmenlerin pek **esnekliği** yok.
The project deadline is soon, so we don't have much leeway.
Proje teslim tarihi yaklaştığı için fazla **esnekliğimiz** kalmadı.
Give yourself some leeway if things don’t go exactly as planned.
Her şey tam planlandığı gibi gitmezse, kendine biraz **esneklik** tanı.
There’s a bit of leeway in the budget for emergencies.
Acil durumlar için bütçede bir miktar **hareket serbestliği** var.
He appreciates having the leeway to be creative at work.
İş yerinde yaratıcı olabilme **esnekliğine** sahip olmasını takdir ediyor.